22 Eylül 2011 Perşembe

KADINLAR SUARESİ


Türkiye Futbol Federasyonu 2011- 2012 sezonunda biz futbol severlere değişik bir sezon yaşatacağını zaten daha önceki kararlarında da belli etmişti. 3 Temmuz’da başlayan ‘muamma’ ardından Digitürklü Playoff derken, son bomba da seyircisiz maç cezalarında ilgili maçların sadece kadınlar ve 12 yaşından küçük çocuklar tarafından yerinde izlenebilmesi oldu.

Alınan kararın Kurtiz dayının dediği gibi ‘Bir soluklan Yiğen’ diyerek tartışma şansı dahi olmadan uygulanması da 20 Eylül günü nasip oldu. Önce ‘Sosyete’ tribün biletleri sonra bilet kalmadı yoğun ilgi var cümleleri arasında geçen bir gün ve bittiği söylenen alt tribünler nedeni ile açılan üst tribünler derken ilginç bir an için televizyon karşısına oturan futbol sever ‘Erkekler’ önce ne oluyoruz ya dediler sonra da şaşkınlıkları ile kala kaldılar.

46.000 küsur seyirciden çıkan Vuvuzela kılıklı tarif edilemeyen ses, Fenerbahçe tribünlerinin malum pek sevmediği stat hoparlörlerinden yapılan ‘Sayın anneler, lütfen çocuklarınıza sahip çıkınız’ anonsları, Lig Tv spikerlerinin ve kameramanlarının kadın kılığında erkek izleyici arayışları, Alexxxxxx çığlıkları arasında sahaya ısınmaya çıkan Manisaspor futbolcularının Fenerbahçe sanılıp alkışlanması, kaleci İlker’in Volkan sanılıp tribünlere çağrılması derken tüm Türkiye’nin kadın-erkek kilitlendiği 90 dakika başladı.

Maç başladı ama bu satırlarda Futbol adına pek bir şeyden bahsedilmeyecek bir saha mücadelesi olduğundan dolayı, ekran başındaki herkes direkt gene tribünlere yöneldi. İlk önce kuvvetli Fenerli kuzen aradı, Ertem Şener’den sonra ilk kez Mute yaptım dedi, sonra Beşiktaş maç gediklisi sadıç aradı, İstiklal marşı esnasında aradığından telefonu saygı duruşundan sonra açtım, karşımda sadece gülen ve konuşamayan bir sadıç buldum.

Bu ortamda ilginç deplasman forması ile Manisaspor, İman gücü ve 46000 seyircisinin çığlıkları ile oynayan Fenerbahçe karşısında topu ayağında tutup, topla oynamaya başlayınca açıkçası maçın gidişatı belli olmuştu sanki. Klasik Anadolu takımı İstanbul takımı kimliği ile oynayacak ama ilerleyen dakikalarda Ne oluyor Birader, ben Manisaspor’um diye kendine gelecek ve ilk topta golü yiyecekti diye beklerken nitekim de öyle oldu.

Ayağına gelen her topu ezen Dia, bu sefer topu Pembe cipi ve ahenkle dans eden saçları ile Caner’den aldığında, o saçların uğruna güzel bir vuruş yaptı ve mecburen bu kez bendeniz de Mute’a geçmek durumunda kaldım. 46000 bayan o anda sanki 132 desibellik rekoru kırmak için bağırıyordu adeta. Gerçi çıkan toplam sesin ‘Gollll’ sesinden farklı olduğu da aşikârdı.

Hele ki İkinci yarıda gelen anlamsız Çalışkan Nizamettin darbesi ile 10 kişi kalan Manisa, sarı-lacivert-Şampiyon-fener dörtlemesini devre arasında anons ile çalışan ve ikinci yarıda uygulamaya çalışan tribünlere nazire edercesine ilk yarıdaki anlamlı futbolunu sürdürmeye karar verdi.

Bu karar aslında iki maçtır geçen sezon neden oynamadı bu adam diye eleştiriye hazırlanan Bilica severleri susturacak hamlenin de başlangıcı oldu. İlginç Bilica golü ile Fenerbahçe, kadınlar aşkına saldırıya geçince, genç, çalışkan tecrübeli hoca Kemal Özdeş 1 puan yeter mantığını sahaya iyi yansıtarak Fenerbahçe’nin alanlarını daralttı.

Son saniyelerde ise tarih tekerrürden ibarettir lafı ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Semih vurdu gol oldu cümlesi, birden yan taraftan kalkan bayrakla durdurulduğunda, 2 sene öncesinin tersine anons katkısız Fener tribünleri son dakika golünü kutluyor, Zaytung, Twitter ve Facebook severler ise yarın yapacakları yeni entryler üzerine derslerini çalışıyorlardı.

Sonuç olarak tatsız, tuzsuz yedek oyuncular ve sahadaki futbolcular ile teknik adamların sesini duymaya mahkûm kalacak olan bu kulaklar, daha ilginç bir ses ile tanışma memnuniyetine sahip oldular. Darısı diğer takımların başına diyelim.

Türkiye Futbol Federasyonu’nu ise bu karardan dolayı tebrik edelim mi acaba derken, Kombine sahibi abimizin serzenişine de kalem olalım. ‘ Ben sezonluk 7200 TL verdim, 5 kişi sahaya girdi diye ben maçı izleyemedim ama 46000 bayan ve çocuk izledi, hakkımı helal mi etsem, TFF ile mahkemede mi hesaplaşsam acaba’

Tabii bu arada, Fenerbahçe Spor Kulübüne de bir teşekkür borçlu olduğumuzu düşünüyorum. Dünyada bile belki de ilk kez düzenlenen bu tip bir organizasyonda Kulübünün aşkı ile tribünleri dolduran her çiçeğe tüm Türkiye adına ben müteşekkirlerimi sunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Böceklere de uyarı, tribünler çiçeklerle daha güzel oluyor…..


Kalın Sağlıcakla,

Ali İnanç İnal
















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder